Sahnede dansçı yerleşimi: yöntem ve referans noktaları

Yayınlandı:

Dansçıları bir sahneye yerleştirmek, onları alana dağıtmaktan ibaret değildir: derinliği, genişliği ve seviyeleri, seyirci olup biteni net biçimde okuyabilsin diye düzenlemektir. Bunun için de ortak bir dil ve denenmiş birkaç ilke gerekir. Bu rehber, koreograflar, öğretmenler ve dansçılar için sahne terimlerini ve alanı kullanmaya dair somut referans noktalarını bir araya getiriyor. Önce kâğıt üzerinde uygulanabilen dans yerleşimi yöntemini, ardından bir dansçı yerleşim uygulamasının provada somut olarak neyi değiştirdiğini anlatıyor.

Sahnenin dili: sağ, sol, sahne önü, sahne arkası

Kimseyi yerleştirmeden önce alanı adlandırmak gerekir. Salondaki seyircinin bakış açısından sahnenin bir sağ tarafı, bir de sol tarafı vardır; Fransız tiyatro geleneği sağa côté cour, sola côté jardin der. Seyirciye dönük duran dansçı için durum tersidir: seyircinin sol gördüğü taraf onun sağında, sağ gördüğü taraf onun solunda kalır. Karışıklığı önlemenin en sağlam yolu, her yönergede bakış açısını açıkça söylemektir: “seyirciden bakınca sağ” ya da “dansçının sağı”.

Bu Fransızca terimlerin kesin bir tarihsel kökeni var. 17. yüzyılda Paris’teki Tuileries Sarayı’nda bulunan Salle des Machines salonunun düzeninden gelirler. Kralın ortadaki locasından bakınca bir taraf saray avlusuna (cour, yani côté cour), diğer taraf Tuileries Bahçesi’ne (jardin, yani côté jardin) bakıyordu. Bu adlandırma daha sonra, artık gerçek bir avlu ya da bahçe bulunmayan yerlerde bile, Fransızca konuşulan bütün tiyatrolara yayıldı.

Geriye derinliği gösteren iki işaret kalıyor. Sahne önü, sahnenin seyirciye en yakın kısmı, yani oyun alanının önüdür; sahne arkası onun karşıtıdır: seyirciden en uzak, arka duvar ya da fon perdesiyle sınırlanan kısım. Sahne önü, sahne arkası, sağ ve sol böylece sahnenin dört referans noktasını oluşturur; sahneyi yan yana duran alanlardan oluşan bir bütün, bir tür dama tahtası gibi düşünebilirsin. Şunu da not et: kulisler (wings), sahnenin iki yanında, seyirciden perdelerle ya da dekor panolarıyla gizlenen ve giriş çıkışlara yarayan alanlardır.

Alanı bölmek: derinlik, genişlik, seviyeler (ve İngilizce karşılıkları)

Dansta sahne alanı üç boyutta kullanılır: derinlik (sahne önünden sahne arkasına), genişlik (bir yandan öbür yana) ve seviyeler (alçak, orta, yüksek). Koreografın işi de tam olarak dansçıların biçimlerini ve hareket yollarını bu boyutlara yerleştirmektir. Düz bir yüzey yerine üç eksende düşünmek, “herkes aynı yerde tek sıra” tuzağından kurtarır ve seyirciye çok daha zengin okuma imkânları açar.

İngilizce sahne terimleri bu işaretlerle kısmen örtüşür ve bilmekte fayda var. Upstage sahnenin seyirciden en uzak arka kısmını, downstage en yakın ön kısmını anlatır; stage left ve stage right ise seyirciye dönük duran dansçının bakış açısından sol ve sağdır (dolayısıyla seyircinin solu, yani house left, stage right’a denk gelir). Up/down ayrımı eski eğimli (“raked”) sahnelerden gelir: bu sahnelerde arka kısım gerçekten daha yüksekti, seyirciye doğru gitmek inmek, ondan uzaklaşmak çıkmak demekti. Yine de dikkat: Fransızca face/lointain ile İngilizce downstage/upstage aynı ön-arka eksenini anlatır, ama kelimelerin kökeni farklı olduğu için bunlar birebir çeviri değil, kullanımdaki karşılıklardır.

Bu eksenlerden yola çıkarak sahne çoğu zaman dokuz bölgeye ayrılır; ön-arka yönleri (downstage, center, upstage) yan yönlerle (left, center, right) çaprazlanır: downstage left, downstage center, downstage right, center left, center, center right, upstage left, upstage center, upstage right. Buradaki left ve right, yine dansçının bakış açısındaki sol ve sağdır. Sahnenin ortası (center stage) en güçlü oyun alanı ve sahnenin doğal odak noktası sayılır. Bu 3×3 ızgara evrensel bir norm değil, daha çok tiyatro öğretimine yönelik kaynaklardan gelen ve çok yaygın kullanılan pratik bir bölümlemedir: bazı kaynaklar yalnızca birkaç ana işareti kullanır.

Denge, kütleler ve okunurluk: görünmek için yerleştirmek

Bir koreografın temel formasyonları arasında yatay sıralar, çapraz sıralar, üçgenler, daireler ve “clump” denen kümeler (gruplar, yığınlar) bulunur. Hepsinin etkisi aynı değildir: sahne arkasına doğru kaydırılmış çaprazlar düz sıralardan daha dinamik ve akıcı algılanır, sahneye daha fazla derinlik ve katman katar. Günümüzün eğilimi de bu yönde: basit düz sıralardan uzaklaşıp daha çok dansçının görünmesini sağlayan, daha çeşitli ve daha “adil” formasyonlara yöneliyor.

Okunurluk doğrudan görüş çizgilerine bağlıdır. Sıraları şaşırtmalı dizmek (stagger), arkadaki dansçıların öndekilerin arasındaki boşluklardan görünmesini sağlar. İyi bir yerleşim, güçlü dansçıları yalnızca ön sırada değil, sahnenin farklı noktalarında da öne çıkarır. Herkesin yeri de yalnızca teknik seviyeye bağlı değildir: boy, ezberleme becerisi ve sahne varlığı da hesaba katılır. Downstage center’daki dansçının iyi bir hafızaya, öne geçip yönlendirecek özgüvene ve güçlü bir sahne duygusuna ihtiyacı vardır; upstage center’daki ise çoğu zaman en uzun boylu olandır, çünkü arkada da görünür kalır.

Toplu yerleşim kompozisyon teknikleriyle de çalışılır. Bütün dansçıların aynı anda aynı şeyi yaptığı unison güç verir ve bir dayanak noktası olur. Kanon, aynı hareket cümlesini başka dansçıların düzenli aralıklarla yeniden almasıdır ve yankı ya da tınlama etkisi yaratır. Kaydırma düzensiz ya da rastgele bir aralıkla oynar; kaskad ise girişleri ya da eylemleri art arda zincirler. Bu araçlar, alanın kullanımını hareket kadar yapılandırır.

Aralık ve prova için pratik referans noktaları

Aralık için basit bir ölçü: her dansçı, çemberler birbirine değmeden kendi hayali hulahop çemberinin içine sığabilmeli. Sıkışmayı önleyecek kadar boşluk olsun ama grubun bütünlüğü kaybolmasın. İşaretleri çalışma salonundan sahneye taşımak için yerleşimleri, provada da sahnede de, zemine işaretler ya da bantla belirlemen önerilir. Koreografiye de yalnızca provada oturmuş yerleşimleri ve aralıkları koy.

Çok küçük dansçılarla (7 yaşından küçük) koreografiyi en fazla iki ya da üç formasyonla sınırlamak ve daha fazla alan farkındalığı ile koordinasyon isteyen çaprazlardan kaçınmak daha iyidir. Bu, yerleşimin sadeliğinin gösterinin başarısına doğrudan hizmet ettiği bir durumdur. Bu formasyonları önceden görmek ve denemek için Stancz gibi araçlar dansçıları yerleştirmene ve bir formasyonun önizlemesini 2D, 3D ve seyirci görünümünde görmene olanak tanır.

Yerleşim, cheerleading’deki gibi birkaç kişilik akrobasiler içerdiğinde roller net biçimde paylaşılır. Taşıyıcılar (base) desteği ve dengeyi sağlar: flyer’ı kaldırır ve dengede tutarlar. Flyer (top), en üstteki kişidir; sıçramaları, burguları ve havada yapılan figürleri o yapar. Spotter ise güvenlikten sorumludur, düşüşü karşılamaya ve yakalamaya hazır bekler. Onun yerleşim kuralları katıdır: spot tekniklerini bilen bir takım üyesi olarak performans alanının içinde, figürün yanında ya da arkasında durur; figürün tabanına dokunabilir ama spot yapmasını engelleyecek hiçbir şey tutmaz, gövdesini figürün altına sokmaz ve top’un ana taşıyıcılarından biri olmaz. Düşüş anında önce başı, enseyi, sırtı ve omuzları korur. Bu ilkeler kaynaklar arasında tutarlıdır, ancak kesin kurallar federasyona ve yarışma seviyesine göre değişir: resmî kurallar için ilgili federasyonun yönetmeliğine bak.

Sık sorulan sorular

Sahnenin sağı ve solu: kime göre sağ, kime göre sol?
Her şey bakış açısına bağlı. Salondan bakınca sahnenin sağ tarafı Fransızcada côté cour, sol tarafı côté jardin diye anılır. Seyirciye dönük duran dansçı için durum tersidir: seyircinin sol gördüğü taraf onun sağında, sağ gördüğü taraf onun solundadır. İngilizce stage left ve stage right ise hep dansçının bakış açısını esas alır. Bu yüzden her yönergede “seyirciden bakınca” ya da “dansçının” diye belirt.
Sahne önü/sahne arkası ile downstage/upstage arasındaki fark ne?
İki çift de aynı derinlik eksenini anlatır. Sahne önü (İngilizcede downstage, Fransızcada face) seyirciye en yakın ön kısımdır; sahne arkası (upstage, Fransızcada lointain) en uzaktaki dip kısımdır. Bu, kullanımdaki bir eşdeğerliktir: kökenler farklıdır (Fransızca face/lointain ve cour/jardin salonun düzeninden, İngilizce up/down eğimli sahnelerden gelir), bu yüzden birbirinin yerine geçen birebir çeviriler değildir.
Dansçılar arasındaki aralık sahnede nasıl ayarlanır?
Basit bir ölçü: her dansçı, çemberler birbirine değmeden kendi hulahop çemberine sığabilmeli; sıkışmayı önleyecek ama bütünlüğü koruyacak kadar boşluk olmalı. Sıraları şaşırtmalı dizmek, arkadaki dansçıların öndekilerin arasından görünmesine yardım eder. Gösteriye de yalnızca provada oturmuş ve zeminde işaretlerle belirlenmiş yerleşimleri koy.
Neden düz sıralar yerine çaprazlar tercih edilmeli?
Sahne arkasına doğru kaydırılmış çaprazlar düz sıralardan daha dinamik ve akıcı algılanır, sahneye derinlik ve katman katar. Bugünün eğilimi, daha çok dansçının görünmesini sağlayan, daha çeşitli ve daha adil formasyonlardan yana. Bir istisna var: 7 yaşından küçüklerle çaprazlardan kaçınılır ve iki ya da üç formasyonla yetinilir.

Kaynaklar

Bu rehber, yazılırken başvurulan şu kaynaklara dayanır.

  1. 1.larousse.fr
  2. 2.courslesinsurges.com
  3. 3.captitles.com
  4. 4.broadwayworld.com
  5. 5.numeridanse.com
  6. 6.slidetodoc.com
  7. 7.balletcurriculum.com
  8. 8.danceparent101.com
  9. 9.discussion.tiwariacademy.com
  10. 10.clubsatrivercity.com
  11. 11.en.wikipedia.org

Bunları da oku

Dansçı yerleşiminde ustalaş: sahnenin sağı ve solu, sahne önü, sahne arkası, sıralar ve çaprazlar. Sahne işaretleri, kütle dengesi ve seyirci için okunurluk.

Başla